24 Temmuz 2017 Pazartesi

İstanbul Anadolu Yakası 4 Farklı Mekan Önerisi

Tatili beklemek vardır hani... Onu beklerken hayal kurmak. Yapılacaklar listelerini hazırlamak. Düşünmek, hayal etmek, beklemek...
Sonunda buldum şuraya gidelim. Bu yıl kesinlikle burayı görmeliyiz demek.
Yanıma ne alsam? Valizi ağırlaştırmamak gerek. Bu yıl aynısını yapmayacağım. Geçen yıl götürdüklerimi hiç giyinmemiştim. Sizde de olur mu?
Her seferinde bu yıl valizim daha hafif olacak deriz belki; ama hesaplar gerçekler ile çokta aynı noktada kesişmez. Bunlar tatlı küçük ayrıntılar olsa da en keyifli an değil midir tatil? Kocaman ve yoğun bir yılın ardından gelen rahatlık hissi.
Telefonda bulunan saatin alarmının en azından bir süre çalmaması. Kimsenin rahatsız etmemesi. Bir yerlere, bir şeylere koşturmadan geçen belirli bir süre. Eminim herkesi rahatlatıyor.
İşte tam da bu anlardan İstanbul ziyaretim sırasında hoşuma giden 4 farklı mekanı sizlerle paylaşmak isterim. Ziyaretimiz sırasında, zaman sıkıntısından ötürü 4 mekan değerlendirebiliyorum. Diğer ziyaretimde farklı öneri mekanlar ile tabiki karşınızda olacağım.
Biz gezdiklerimizden çok keyif aldık. Belki yolunuz düşer, rastlarsınız Leman demişti dersiniz. Anadolu tarafında olan, belki de sizin en iyi bildiğiniz mekanları bir de benim kalemimden okumaya buyrun...
İlk olarak "NeliPide" ile başlamak isterim.
Konum olarak Bağdat Caddesi Çiftehavuzlarda yer alıyor. Mekan kahvaltısı ile gayet ünlü. Karadeniz Ordu yöresine ait lezzetler oldukça çarpıcı güzellikte.
Uzun zamandır görmediğim İstanbul'da yaşan bir arkadaşım ile birlikte gittik. Bizi bir masa karşıladı. Of diyorum... Özel pideler, peynirler, zeytinler, reçeller, yumurtalar, patatesler, soslar neler neler... Hepsi denemeye değerdi. Masamıza gelen taze ve sınırsız çay servisi ile keyifli sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık.
Kahvaltının yanı sıra, beş çayı vakitlerinde gidip atıştırabileceğiniz bu çıtır pide ve bu özel tatlının lezzetine bakmanızı öneririm.
Ağıza gelen minicik fındık tanelerinin kaymak ile bütünleşerek damağınızda harika bir şölene dönmesi süper bir his. Ağır ve baygınlık verici bir tatlı değil. Ordu'nun bu güzel lezzetlerini İstanbul'da bulmak çok güzel. Mekan geniş ve gayet ferah. Üst katta çocuklu aileler için çocuk oyun alanı bulunuyor.
Gelelim ikinci mekana...
Soğuk ve yağmurlu bir gündü. Kış mevsiminde küçük bir hafta sonu planımız sırasında, Ufuk ile Kadıköy'de koşar adımlarla yağmurdan kaçarak ilerliyorduk. "Ekspres İnegöl Köftecisi" karşımıza çıktı ve giriverdik içeri. O gün yediğimiz o köfteleri hiç unutamam.
Sıcacık ve çok lezzetliydi.
Bağdat Caddesin'de yürürken yine "Ekspres İnegöl" yazısı ile karşılaştım. Çiftehavuzlar'da şubesi olduğunu bilmiyordum. Sonradan öğrendim. Çok sevindim ve hemen dalıverdim mekana. İçi kaşarlı köfteyi mi yazayim, piyazı mı, yoksa nefis biber turşusunu mu?
Hepsi birbirinden lezzetliydi.
Köftelerin yanına ne içsem diye hiç düşünmeyin.
Manyastan gelen özel yoğurt ile yapılmış ayranı içmenizi öneririm.
Üzerine yine mekanın sevilen ve ünlü tatlısı ile harika bir çay eşlik edebilir masanıza.
Tatlı içinize bayıltmıyor.Tam tadında ve kararında.
Üçüncü öneri mekanım ise "Marmaris Büfe"
Kokoreç, midye dolma, midye tava severler için...
Ben midye tavayı çok seviyorum. Her İstanbul ziyaretimde mutlaka tadıyorum.
Alt Bostancı'da otobüs duraklarının hemen karşısı oldukça merkezi bir mekan.
Buraya gelenlerde gözlemlediğim kadarı ile herkeste aynı hızlı ve pratik alışkanlık var. Siparişler söyleniyor. Sıcak sıcak servis yapılıyor. Tabakların biri geliyor, diğeri gidiyor.
Kokoreçte usta "Murat Usta" ile tanışmanızı öneririm. Kokoreçler ondan sorulur. İşini büyük bir keyifle ve severek yapıyor çok belli. Ellerinize sağlık.
Ve son olarak dördüncü mekanımız Fener Kalamış'ta "Develi Restoran"
Bu mekanda gün batımını izlemenizi öneririm. Martıların uçuşları, suyun çarpan hafif dalgalarını dinlemek oldukça hoş.
Rezervasyonsuz gitmemenizi öneririm. Özellikle akşam yemekleri için mekan bir hayli kalabalık oluyor. Servis ve sunumdan memnun kaldık. Kıyaslamayı da hiç sevmem; ama genelde Adana'da tavuk şişin yanına pilav gelmez. Değişiklik güzeldir. Beğendim. Gün batımını izledikten sonra uzun bir geceyi bu mekanda karşılayabilirsiniz.
Tatiliniz mutluluk ile geçsin.
Ah İstanbul! Beni büyüleyen isimlerden en çok büyüleyeni yine sensin.
(Pierre Loti)
Diğer bütün kentler ölümlüdür, ama sanırım İstanbul, insanlar var oldukça yaşayacaktır.
(Petrus Gyllius)
Güneşin batışı ve doğuşu nasıl şehirsin sen...
Beni korkutan, sevindiren, kendine aşık eden, etrafında döndüren...
Sen İstanbul ol! Çünkü bu en çok sana yakışır!
(Leman Tatlı)















Çocuklar için Okuma Atölyesi 3

"Çocuklar için Okuma Atölyesi" çalışmasının üçüncüsünü;
17 Temmuz 2017 tarihinde Adana'da Uğur Mumcu Bulvarında yer alan, Coffeeshop Company'nin ev sahipliğinde gerçekleştirdik.
Gönüllü okuyucu meslektaşım İngilizce Öğretmeni Tuğba Türksev çocuklar için "Kurbağa Prens" hikayesini baştan sona okudu.
Hikayenin yanı sıra çocuklara değişik aktivite ve etkinlikler yaptıran Tuğba Öğretmene sonsuz teşekkür ediyorum. Çocuk masallarına bayılıyorum. Şu an bile en sevdiğim hikayeleri ne kadar dinlesem sıkılmam.
Tuğba Öğretmenim ile birlikte büyük bir telaş içerisindeydik o gün... Saatler 10'u gösterdi minik katılımcılarımız bir bir geldiler ve hikaye başladı. Şarkılar söylendi, danslar edildi, boyamalar yapıldı.
Her birini büyük bir zevkle hazırladığımız maskeler, taçlar ve boyama çalışmalarını çocuklarla paylaştık.
Sosyal sorumluluk adına düzenlemiş olduğumuz bu atölyelerden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Bu geri dönüşleri duymak, yaşamak bizler için en büyük zevk. Üçüncü atölye çalışmasını geride bıraktık. Amacımız kitap okumayı seven bir nesil yetiştirmek. Kitap ve okuma sevgisini küçük yaştaki çocuklara aşılayabilmek.
Etkinliklerimizin sonunda, çocuklara yaş seviyelerine uygun olarak hediye kitaplar dağıtıyoruz. İnanıyoruz ki eli kitaba değen ve bu sevgiyi alan çocuklar ileride birer kitap kurdu olacaklar.
Ayrıca destekleri ile yanımızda olan yerel basına da teşekkürlerimi sunuyorum.
Adana 5 Ocak Gazetesi, Hürriyet Gazetesi, Sabah Gazetesi, Bizim Adana, Toros, Mavi Radyo Gazetesi ve Tanık Gazetelerine çok teşekkür ediyoruz.
Okuma atölyelerimizi ayda bir kere devam ettirme niyeti içerisindeyiz.
Ağustos ayının gönüllü okuyucusu sevgili meslektaşım ile hazırlıklarımızı tamamladık.
Sizde etkinliklerimizde yer almak ve gönüllü okuyucu olmak isterseniz;
Instagram: @leman_tatli adresimin DM kısmına
ya da
lemanulas@gmail.com 'a email atabilirsiniz.











23 Temmuz 2017 Pazar

Dinç Pansiyon Bodrum

Adana ve sıcakları meşhur.
Durum böyle olunca hafta sonları Adana sessizleşiyor. Herkes bir yana kaçıyor. Yaylalar, deniz kenarları, yakın civarlar, uzak civarlar sezon itibari bir hayli kalabalık. Bu yaz tatil planımızı Bodrum'da değerlendirdik.
Instagram @leman_tatli adresimin 24 saatlik hikaye kısmında güncel paylaşımlar yaptım ve kaldığımız pansiyon hakkında bir hayli soru geldi. Detayları sizlerle paylaşmak isterim.
Mekan Bodrum merkezde. Açıkçası konum itibari ile çok merkezi ve denize sıfır. Fotoğrafta görmüş olduğunuz otelin giriş kısmı arada kısacık bir mesafe odadan çıktıktan hemen sonra deniz kenarındasınız. Oda ile deniz mesafesi benim için önemli. Birçok otelde odadan çıktıktan sonra yürü de yürü denize varmak için 15, 20 dk. bile zaman geçtiğini bilirim. Bu anlamda konsept güzel.
Burası denize sıfır bir pansiyon, dolayısı ile her şey rahat. 5 yıldızlı bir otel ile karşılaştırma yapmayalım. Hizmet olarak oda kahvaltı yer alıyor. Oda kahvaltı sistemini son zamanlarda daha bir sevmeye başladık. Ne yediğini biliyorsun... Açık büfelerde yer alan envai çeşit yemeğe saldırmıyorsun, aklın da karışmıyor:))
Sabah kahvaltısı açık büfe, gayet doyurucu ve lezzetli.
Akşam yemekleri için ise, civardaki restoranları keşfedebilirsiniz. Otelin akşam yemeği için özel menüsü de var. Hatta akşam yemekleri pansiyon müşterisine %10 indirimli.
Yemeklerden Bodrum'un özel yemeği olan "Çökertme'nin" tadına baktık. Çok lezzetliydi. Yanına harika bir Akdeniz salata, Bodrum Kalesi karşınızda. Bu arada şezlonglar pansiyona ait ve bunun için ekstra bir ücret istenmiyor. Sadece pansiyonda kalan kişiler sabah şezlongları kullanıp, güneşlenebiliyor.
Deniz kenarı için, pansiyonun kendine ait bir bölümü var. Akşama doğru sabah kurulan şezlonglar toplanıyor. Yerine masa ve sandalyeler getiriliyor.
Denizin hemen yanı başında böyle keyifli keyifli oturup güneşi yolcu edip, görüntüsü ile denizi aydınlatan ay ışığını gökyüzüne asıyorsunuz.
Sabahı ayrı, gecesi ayrı güzellikte olan ve tam bir doğa harikası olan Bodrum'u tatil için planlarınızın arasına almanızı öneririm.
   
Bu tatilde tam anlamı ile yapmak istediklerimi yaptım. Kendimi kitaplara verdim diyebilirim. Bir telaş ve koşturma olmadan, bölünmeden, sadece sessizlik, kitaplar ve en sevdiğim müzikler.
Tatilin amacı da bu değil mi zaten? Kendinize ayırdığınız kaliteli zaman...
Ayrıca gelen sorular üzerine,
Pansiyonda ücretsiz internet var. Civarda hızlı ulaşılabilecek market ve büfeler var. Maalesef her oda deniz manzaralı değil. Bu yüzden rezervasyonunuz sırasında bu konuyu özellikle belirterek sorabilirsiniz. Odalar gayet temiz ve düzenli. Kat görevlileri her ihtiyacınıza koşup, yardımcı oluyorlar. Odalarda fön makinesi ve klima var. Bodrum otogardan indikten sonra otele varmak çok kolay yürüyerek 5-8dk. eğer elinizde kocaman valizleriniz yok ise...
Biz ailecek gittik ve ortamdan çok keyif aldık. Umarım harika bir yaz geçiriyorsunuzdur.
Bol güneşli, heyecanlı ve huzurlu tatiller geçirmenizi dilerim.
Dinç Pansiyon
Adres, Telefon:
Cumhuriyet caddesi No : 131 bodrum / MUGLA