30 Eylül 2014 Salı

Takma Tırnak ve Doğal Görüntü

Takma tırnak kullanan var mı? Memnun olan var mı? Çok sevdiğim arkadaşlarımın kullandığı markayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Arkadaşlarımın tırnaklarını gördüğümde hayretler içerisinde kaldım ve bu kadar doğal ve güzeline rastlamamıştım.

Avantajları:
*Elleri gerçekten bakımlı gösteriyor. 
*Kendinden french yapılmış şeklinde pakette bulunuyor. İsteğe göre üzerine koyu renk oje sürülebiliyor. 
*Kendinden yapışkanı var.
*Tırnak yapınıza uygun çeşitli boyutları var. Büyük, orta ve küçük olmak üzere.
*Su vs.. Sebepten çıkar diye kutunun içerisinde bir tüpte yapışkanı var, çıkan kısımları sabitleyebilirsiniz. 
*Özel gün ve geceler için hızlı ve pratik çözüm. 
*Kutuda bulunan sayı gayet yeterli, az değil.
*Fiyatı çok pahalı değil, normal.
*Tırnaklar kutudan ilk seferde uzun boyutlu çıkıyor, isteğe göre kesilip, törpülenip şekil verilebiliyor. 
*Watsons da satılıyor.
Çok beğendim, güle güle kullanın canım arkadaşlarım ;) 

28 Eylül 2014 Pazar

Çocukların Yemek Yeme Savaşına Karşı Küçük Bir Öneri

Merhaba, bir arkadaşımın minik bebeğine yemek yedirebilmek adına birçok şey yaptığını gördüm. Genellikle bebeklere yemek yedirmek çok zor oluyor. Anneler büyük bir savaş veriyor. Arkadaşım bu konuda elinden gelen her şeyi yapıyor. Özellikle kahvaltı ve meyve tabaklarını süslemede çok başarılı!

Bugün bende yüz şekline benzer bir tabak hazırladım. Sanırım çok başarılı değilim; ama en azından anneler için bir fikir olabilir diye paylaşmak istedim. Yüz şeklini gören çocuk önce gözlerden (fındıklar) sonra saçlar (cevizlerden) sonra burundan azıcık (çilek) vs... yerken belki eğlenebilir diyerekten tüm annelere bol sabırlı günler diliyorum :)

19 Eylül 2014 Cuma

Toplum içinde farkında olmadan yaptığımız davranışlar

Neden bilmiyorum ama en son yazmış olduğum dizilerdeki klasik hareketler yazımdan sonra bunu da yazmak istedim. Çevremde sıkça rastladığım hareketler ve davranışlar bana bunları yazdırıyor. Acaba sizde bunları yada daha fazlalarını görüp, yaşıyor musunuz?

*Bu eşya buranın mı? Yanıt: Evet evet. 
(Arkadaşı sesleniyor) Ayşe hadiiii Nerdesin? Geldim geldim. 
Bu ve buna benzer birçok şey için çok nadir duymuşumdur tek cevap verildiğini. Hep ikili kullanılır. 
*Klima, televizyon yada bu tarz teknolojik aletlerinin bir naylon parçası ile kaplanarak koruma iç güdüsü. Sanırım çoğu kişi bu duruma şahit olmuştur. (Yeni araba alanlarında aynı şekilde koltuklarında bulunan naylon poşeti uzun bir süre sökmeden kullanmaları)
*Yine aynı şekilde bu tarz kumandaların üzerinde eğer İngilizce yönergeler var ise, küçük beyaz bir kağıt parçasının üzerine Türkçe anlamlarını yazıp yapıştırmak. Off: Kapamak On: Açmak gibi
*Yolda yürürken anahtarlık yada bozuk paraları ses çıkararak elinde oynamak. 
*Otobüste yanınızda oturan teyzenin sizi hiç tanımadan, tanıyor gibi sorular sorarak muhabbet açması.
*Uçak seyir halinde iken, bu uçak nereye gidiyor yada yanında oturan yolcuya... Eeeee sizin yolculuk nereye gibi garip sorular..... Çookkkk duydum!
*Bozulan ısıtıcılara, kullanılmayan küvetlere ve eski çizmelere çiçek ekmek.
*Olan küçük bir trafik kazası yada tartışmada tanımadığımız kişilere bakıp, onları uzun uzun seyretmek.
*Araç kullanırken burun temizleme isteğinin gelmesi. 
*Tanımadığımız insanların nikah törenlerine hep bir katılma yada davet bekleme gibi bir beklenti içinde olma isteği.
*Sınavdan yeni çıkan çocuğa "Nasıl Geçti" diye zaman kaybetmeden soru sormak... Olan oldu nasıl geçtiyse geçti artık zaten....
*Sonuçlar vs. açıklandığında kendi sonucundan önce başkasınınkine bakmak yada sormak...
*Yağmurlu havalarda şemsiye almayı unutma, yağmur olmadığında da şemsiyeyi günlerce yanımızda taşıyıp yük etmek....
*Ev anahtarlarından tahta ve demir kapıyı ayırt etmesi adına, iki anahtarınıda yada sadece bir tanesini kırmızı, bordo, beyaz renkli oje ile boyamak...
*Otobüslerde öğrenci olmamasına rağmen o psikolojiden çıkamayıp ısrarla bir öğrenci lütfen diyerek ücret uzatmak.
*Pazarlık aşamasında hiç tanımadığı esnafa "Eeee hocam, bize olacağı nedir" demek...
*Üniversiteden mezun olacak son sınıf öğrenciye daha dönem bile bitmeden: Eeee iş ne düşünüyorsun? Nişanlı olana: Evlilik nezaman? Evlenene: Bebek nezaman? Birinci çocuğunu doğurmuş olan bayana: İkinci nezaman gibi tuhaf sorular.... (Merak başa bela)
*Akıllı telefonları özel mekanlarda hep masanın üzerine çıkarıp bırakmak. (Çanta büyük olmasına rağmen)
*Herhangi bir şantiye yada inşaat halindeki bir yerde özellikle vinç vs.. çalışıyor ise, etrafındaki insanların bıkmadan çalışan vinç'i büyük bir zevk ve keyif içinde izlemeleri...
*Toplum içinde özellikle belli yaştaki amcaların serçe parmaklarını sağ yada sol kulaklarına götürerek hızlı   bir şekilde kaşımaları...
*Otobüs yolculuğunda ayakkabıların çıkarılması...
*Yemek yendikten sonra, dişe götürülen kürdanın dişten çıktıktan sonra ucundaki yemek artığına bakma isteği...
Ayyyyy yeter yüreğim yetmedi daha devamına..... Daha yazamadığım bir çok şey var aslında!Eminim ki sizde bunları ve daha yazamadığım nicesini yaşamışsınızdır. Hayat işte! Nasip Kısmet Her şey.😣😃


16 Eylül 2014 Salı

Dizilerdeki Klasik Hareketler

Eeeee Eylül ayı geldi! Bu ay, dizilerin ve ekranlarda gördüğümüz bin bir çeşit yeni yüzün yeni sezonu. Bu dönemde bazılarının şansı iyi gidiyor, bazılarının ünlü olma çabaları ise hüsran ile sonuçlanıyor. Neden bu yazıyı yazıyorum? Yeni dönem itibari ile birçok yeni dizi ekrana girdi ve hemen hemen hepsinde ortak olarak dikkat ettiğim belirli klasik hareketler var. Benim bahsettiğim noktaların dışında sizlerinde gözünüze çarpan noktalar var ise ve benimle paylaşırsanız çok sevinirim. En azından farkındalık adına daha dikkatli görebiliriz.

Diziler, diziler, diziler nedense pek çoğu insanları oyalayan cinsten. İçinde derin bir mesaj bulundurmayan; ama çokça yer ve zaman kaplayan diziler. İşte bunlardan ortak oluşturduğu ve gözüme takılan bazı klasik hareketler:
*Bayan oyuncuların özellikle sol eli ile yüzünün önünde bulunan küçük bir tutam saçını arkaya doğru hızlı bir şekilde yada yavaşça götürmesi ve hızlıca geri bırakması, tik olmuş hepsinde! Hayır yani ne oldu onu yapınca? Saç yeniden aynı yerine geldi. Hava mı kazandın yani o eli hareket ettirince? 
*Dudak ıssırma. Düzgün konuşarak olmuyor değil mi? 
*Erkek oyuncularında, özelliklede baş rol canlandırıyor ise, sağ yada sol eli ile hafifçe burnuna dokunması? Ne oldu tarz mı yaptın? Hani daha mı karizmatik oldun? Hayır aksine Tiklisin arkadaşım!
* Yine özellikle bayan oyuncuların rolleri sırasında kekeme gibi dil tututulmaları. "Ne olmuş diyecek nnnnneee oooolmuş?" Deyip sonra yeniden hızlıca "bir dakika bir dakika bana her şeyi anlatıyorsun" vs... gibi ani bir dil açılması yaşamaları. Dizilerde ne olur bilerek yapılan kekeme hareketleri bir bırakın arkadaş ya!!!!! Kötü oluyor....
*Tesadüf karşılaşmalar; ama devamlı! Birbirini görmek istemeyen iki arkadaş yada sevgilinin vs... Özelliklede İstanbul gibi bir şehirde tesadüfen karşı karşıya gelmeleri.... Otobüs, gemi, metrobüs, bakkal, durak, market, kütüphane  nerede olursan artık :)
*Kapı çaldığında "Kim O" demeden yada hiç bakıp sorgulamadan, kapının gelen kişiye hemen açılıvermesi. 
*Genel anlamda zaten bir sorun yada sıkıntı olduğunda kimse birbirini dinlemiyor. Herkes birbirinden kaçıyor buz gibi suratlar imalı cevaplar tokat gibi insanların suratına iniyor. Hayır ne gerek var bu kadar kasmaya! Bir şey kafana yatmıyor ise, aklında soru işareti var ise konuş o anda bitsin gitsin. Yok ama konuşmazlar, sorunu karşılıklı çözmezler TV başındaki insanlar bezer artık durumdan...
*Diğer dikkat ettiğim olay ise, cep telefonu ile görüşme yapacak oyuncumuz rol için. Numarayı arıyor ve karşıdaki kişi direk açıyor. Normalde telefon çalmadan önce hafif bir 1,2 saniye sessizlik olur, sonra bağlanır; ama izlediklerimizde hemen bağlantı. Telefon ellerinde bir tuş, çat "Nerdesin".... Zamandan kazanç değil mi :) o hızlı olsun bari....
*Bir kız iki erkek aşk üçgeni! Erkekler bir kişi için mücadele eder; ama sonunda kız ikisinide seçmez. 
*Annelerin kızlarına seslenişleri: Gel Kızım değil!!!!!!! Gel KISIM! Dikkat! "S" harfi "Z"li pek duymadım.
*İki kişi konuşurken yada tartışırken; karşılıklı duruyorlar iken, birinin konuştuğu kişiye aniden yada yavaş adımlar ile sırtını çevirip pencereye bakarak konuşması. Gözler uzaklara dalmış bir şekilde pencereye bakarak planlar kurulması vs... Seni sallamıyorum mu demek oluyor artık onuda anlayamadım. 
Amaaaaannn işte daha neler neler...... Kısaca aklıma gelenler! 
Bol Pembe Dizili Günler Herkese :)

9 Eylül 2014 Salı

Meleklerle Yaşamak, Beki İkala Erikli

Meleklerinizi duymak, onlardan yardım istemek ve mucizeleri görebilmek. Kişisel farkındalığı arttıran ve hayatın güzel yönlerini görmeyi hedefleyen bir kitap. Akıcı bir dil kullanılmış.
Toplamda 143 sayfa ve sadece 2 günde bitti. Meleklerin isimleri, görevleri hakkında bilgiler var. Kitabı özetlemek gerekirse 96. sayfada bulunan harika bir cümle ile sonuçlandırabilirim;
Siz bıraktığınız zaman... Sınır da sizsiniz, engel de. Yaratanda. 
Hayatta karşımıza çıkan birçok şeyin, bizlere uyarı amacı ile gönderildiğine. Karşımıza çıkan levhalar, semboller, renkler, işaret yada rakamlar ile anlatılan sırları derinlemesine görebilmemize yardımcı olan bir kitap. Severek ve merak ederek okudum. 
Olur olmaz bir yerde karşınıza bu tüylerden çıkması dileği ile... Tüylerinde anlamı büyük!
Sevgiyle ve ışıkla kalın!

5 Eylül 2014 Cuma

Alışverişkolik ve bebeği Sophie Kinsella

Kitabın üzerinde Becky Bloomwood'u çok seveceksiniz yazıyordu.
Gerçektende öyle oldu. Londra'nın en yeni, en dev moda Mağazası'nda çalışan Becky'nin yaşantısı ve çılgınlıkları çok hoşuma gitti. Kitap toplamda 447sayfadan oluşuyor ve sadece 2 günde bitirdim. Tatlı anne adayının bir alışverişkolik olarak doymak bilmeyen istekleri çok sürükleyici. Kitap okurken en çok hoşuma giden şey, kitabın sürükleyici olmasıdır. Alışverişkolik ve bebeği kesinlikle hakkını verdi ve hemen bitti. Ne maceralar... ne hayaller ne hayaller :) kesinlikle öneririm. 

İyi dinlenmeler! 

4 Eylül 2014 Perşembe

Rituel de Beauté Topuk Çatlağı ve Nasır Gidermeye Yardımcı Stick

Topuk bakımı, ayak sağlığı ve bakımı önem verdiğim konulardan bir tanesi. Özellikle yaz mevsiminden kışa geçerken topuk çatlaklarının bir çok kişide bulunduğunu ve sıkıntılı olduğunu biliyorum. Topuk çatlağı ve nasır gidermeye yardımcı olan bu stick'den memnun kaldım. 
Kullanım Şekli:
Her gece yatmadan önce ayaklar iyi yıkandıktan sonra işlemi uygulamayı başlayın. 
Problemli olan bölgeye, Stick'i yavaş bir şekilde sorunlu kısmın tamamına yayılacak şekilde sürün. 
Gözle görülür ve hissedilir etkiyi elde edene kadar düzenli kullanmak gerekli. 
Çatlaklar ve nasır geçtikten sonra kullanım bırakılmalı, ihtiyaç hissedilir ise yeniden kullanılmalıdır.
Boyutu küçük ve 25 gr. olarak satılmakta. Kurumuş ve çatlamış olan topuklarımın bakımı için etkili oldu. Kullanmanızı tavsiye ederim. 
Detaylı bilgi için adresleri:
Ayrıca Online olarak Turkiyenin heryerinden www.eczane.com.tr adresinden siparis verebiliyoruz. 

1 Eylül 2014 Pazartesi

Hande Yanç 'ın minikler için özel çalışmaları

Merhaba, geçen hafta Hande Yanç'ı ve özel koleksiyonlarını sizlere tanıtmıştım. Bu yazımda sizlere Hande Yanç'ın 0-18 yaş aralığı için tasarlamış olduğu özel giysilerden bahsetmek istiyorum. Miniklere özel hazırlanan bu güzel tasarımları çok beğendim. Özellikle çiftlik hayvanları konseptine bayıldım. Civcivleri, peynir kutularını hatta yumurta ve süt kutularını farklı bir şekilde görebilirsiniz şaşırmayın :) 

Örneğin bu sevimli kutunun içerisinde; çoraplar var. (Sarı, mor, mavi, yeşil, pembe renkleri mevcut)
Üçgen peynir kutusunun içerisinde patikli golf yer alıyor.
Benim en bayıldığım tasarım süt kutusu oldu. Süt kutusunun içerisinde; bebek arabası ve inek baskılı body var. Renk seçenekleri de var. Süt kutusunun içerisinde bulunan body'ler çıt çıtlı. Ürünlerin hem yazlık hemde kışlık seçenekleri var. Hande Yanç kumaşların %100 pamuk ve çocuğa zarar vermeyen şekilde üretildiğinden bahsetti. Ayrıca, body'lerin üzerinde bulunan baskılar su bazlı olup, anti bakteriyel özelliklere sahipmiş.
Söz konusu bebekler ve çocuklar olunca yeni yeni şeyler öğreniyorum. Hazırlanan kutular çevreye dost ve geri dönüşebilir özellikteler. Diğer bayıldığım nokta ise süt kutularının üzerinde "Hemen tüketiniz" yazısı yer alıyor. Çok sevimli gözüküyor :)
http://www.boxbabe.com adresinden girip modelleri ve detayları inceleyebilirsiniz. 
Hande Yanç bu yaş grubunun kıyafetlerini çok tatlı tasarlamış ve aynı şekilde ürünlerin kutularınıda düşünüp tasarlamış. 
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp, kendisi özenle işlerini yapıyor. Bu nokta çok hoşuma gitti. 
Ellerine sağlık Hande Yanç, fikirler süper! ;)
İletişim: info@ boxbabe.com
Telefon: 05325505053