15 Şubat 2017 Çarşamba

Burano Adası ve Görülmesi Gerekenler Venedik

Venedik ve huzurlu adalarını keşfe devam ediyoruz.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki...
"İtalya gezimizin her detayını düşünmüş ve benim için harika bir organizasyon hazırlamış olan Sevgilim eşim Ufuk Tatlı'ya teşekkür ediyorum. Hayatım seninle anlamlı Ufkumsun her yerde...
Her zaman birlikte. Varlığına teşekkür ederim."
Şimdi!!!!! Eğer zamanınız var ise önce Murano adasını ziyaret ile başlayıp, daha sonra Burano adasına geçebilirsiniz. Zamanımız yok, küçük bir ada ziyaret edelim, çok yorulmayalım diyorsanız tercihiniz Burano adası olabilir.
Murano Adası hakkında daha detaylı bilgi okumak için linkte bulunan yazımı okuyabilirsiniz.

Burano Adasına nasıl gidilir?
Murano'dan Burano'ya, Venedik'ten Burano'ya LN hattı ile gidebilirsiniz. Venedik'in 11km kuzeyinde yer alıyor ve nüfusu yaklaşık 3500. Dantel işçiliği ile ün salmış. 1871 yılında Burano'da dantel okulu açılmış.
Burano Adası hakkında;
Bu ada diğerlerinden çok farklı. Kanallar boyunca renk renk, yan yana dizilmiş evler... Kendinizi küçük ve renkli bir dünyada gibi hissediyorsunuz. Masallarda geçen yerler gibi... Oyuncak gibi, çok şirin bir balıkçı adası... Çekilen her fotoğraf karesi harika görünüyor. İnsan kendini bu evler neden böyle yan yana ve renk renk diye düşünmekten alıkoyamıyor? İnanışa göre eskiden, orada oturan sarhoş balıkçılar evlerini renklere göre ayırt ederlermiş. Erkeklerin evlerini karıştırmamaları için bu şekilde boyanmış. Hatta şu anda evinin rengini değiştirmek isteyen, istediği gibi değiştiremiyor bunun için ilgili yerlerden izin alması gerekiyormuş. Bilgi ne derece doğru bilemiyorum; ama keyifli bir hikaye :))
Adada görülmesi gereken en önemli şey?
Galuppi Meydanı adanın merkezi. Merkezde küçük dantel satan dükkanlar görebilirsiniz. Renkli evlerden sonra, adayı diğerlerinden ayıran en önemli nokta ise dünyanın en güzel dantellerinin yer alması. Özellikle Dantel Müzesini (The Lace Museum/ Museo del Merlotto) gezmenizi öneririm. Her şeyin olduğu gibi, dantellerin de bir hikayesi var elbet. Buranolu bir kadının tığı ile örmeye başladığı danteller, önce Venedikli asilzadelerin tatil için gittikleri Kıbrıs'a gitmiş, orada dantel Lefkara Nakışı adını almış. Daha sonra Leonardo da Vinci Kıbrıs'ı ziyaret ettiğinde bu nakışı görmüş ve Milano Katedrali'nde kullanıp, Last Supper tablosunda da nakışın resmini çizmiş. Milano ziyaretimiz sırasında Leonardo da Vinci'nin "Last Supper" tablosunun detaylarını dinlemiş fotoğraflarını çekmiştim. Masanın üzerinde bulunan örtü danteldi. Gerçekten şimdi oturdu parçalar bende....
14.yy'da durumlar bu şekildeymiş. El emeği olduğu için fiyatlar hayli yüksek. Adada ucuza dantel buldum diye sevinmeyin; ucuz fiyatlı olanların Uzakdoğudan geldiğini unutmayın :))
Müzeye gittiğiniz zaman, el emeğini ve danteller üzerini her ayrıntıyı görebilirsiniz. Biz bu gezimizi ailecek kalabalık bir ekip olarak gerçekleştirdik. Annemler de vardı. Danteller karşısında bayıldılar. Ayrıca adaya öğle vakitlerinde gittiyseniz, öğle yemeği için taze balık iyi bir tercih olabilir. Zira ada balıkçılığı ile ün salmış.
Eğri bir kule var. Görmeyi Unutmayınız!
Burano adasında bulunan San Martino Kilisesinin çan kulesi eğri. Dikkatimizi çekti. Hemen fotoğrafladık. Çan kulesinin eğri durmasının özellikle bir sebebi var mı bilmiyorum? Onu sorgulamadım sadece fotoğraf çektim :))
Yaz mevsiminde mi gitmeli kış mevsiminde mi?
Aslında her ikisininde keyfi ayrı olur diye düşünüyorum. Şemsiyemize vuran minik minik yağmur sesleri ile kanal boyunca uzanan renkli evleri gezmek çok keyifliydi. Hava kararmaya başladıkça, adada kimse kalmadı herkes evlerine çekildi. Sanırım yaz güneşi ve kalabalık ortamı ile yazında favori adalardan birisidir burası.
Ada hakkındaki tüm detayları bu şekilde özetleyebilirim. Kanal boyunca yürüyüp, renkli evlerin güzelliklerini izler, dantel hediyeliklerinizi paketletir ve taze balıklarınızı yerken Leman demişti dersiniz...
Instagram:
@leman_tatli