16 Eylül 2014 Salı

Dizilerdeki Klasik Hareketler

Eeeee Eylül ayı geldi! Bu ay, dizilerin ve ekranlarda gördüğümüz bin bir çeşit yeni yüzün yeni sezonu. Bu dönemde bazılarının şansı iyi gidiyor, bazılarının ünlü olma çabaları ise hüsran ile sonuçlanıyor. Neden bu yazıyı yazıyorum? Yeni dönem itibari ile birçok yeni dizi ekrana girdi ve hemen hemen hepsinde ortak olarak dikkat ettiğim belirli klasik hareketler var. Benim bahsettiğim noktaların dışında sizlerinde gözünüze çarpan noktalar var ise ve benimle paylaşırsanız çok sevinirim. En azından farkındalık adına daha dikkatli görebiliriz.

Diziler, diziler, diziler nedense pek çoğu insanları oyalayan cinsten. İçinde derin bir mesaj bulundurmayan; ama çokça yer ve zaman kaplayan diziler. İşte bunlardan ortak oluşturduğu ve gözüme takılan bazı klasik hareketler:
*Bayan oyuncuların özellikle sol eli ile yüzünün önünde bulunan küçük bir tutam saçını arkaya doğru hızlı bir şekilde yada yavaşça götürmesi ve hızlıca geri bırakması, tik olmuş hepsinde! Hayır yani ne oldu onu yapınca? Saç yeniden aynı yerine geldi. Hava mı kazandın yani o eli hareket ettirince? 
*Dudak ıssırma. Düzgün konuşarak olmuyor değil mi? 
*Erkek oyuncularında, özelliklede baş rol canlandırıyor ise, sağ yada sol eli ile hafifçe burnuna dokunması? Ne oldu tarz mı yaptın? Hani daha mı karizmatik oldun? Hayır aksine Tiklisin arkadaşım!
* Yine özellikle bayan oyuncuların rolleri sırasında kekeme gibi dil tututulmaları. "Ne olmuş diyecek nnnnneee oooolmuş?" Deyip sonra yeniden hızlıca "bir dakika bir dakika bana her şeyi anlatıyorsun" vs... gibi ani bir dil açılması yaşamaları. Dizilerde ne olur bilerek yapılan kekeme hareketleri bir bırakın arkadaş ya!!!!! Kötü oluyor....
*Tesadüf karşılaşmalar; ama devamlı! Birbirini görmek istemeyen iki arkadaş yada sevgilinin vs... Özelliklede İstanbul gibi bir şehirde tesadüfen karşı karşıya gelmeleri.... Otobüs, gemi, metrobüs, bakkal, durak, market, kütüphane  nerede olursan artık :)
*Kapı çaldığında "Kim O" demeden yada hiç bakıp sorgulamadan, kapının gelen kişiye hemen açılıvermesi. 
*Genel anlamda zaten bir sorun yada sıkıntı olduğunda kimse birbirini dinlemiyor. Herkes birbirinden kaçıyor buz gibi suratlar imalı cevaplar tokat gibi insanların suratına iniyor. Hayır ne gerek var bu kadar kasmaya! Bir şey kafana yatmıyor ise, aklında soru işareti var ise konuş o anda bitsin gitsin. Yok ama konuşmazlar, sorunu karşılıklı çözmezler TV başındaki insanlar bezer artık durumdan...
*Diğer dikkat ettiğim olay ise, cep telefonu ile görüşme yapacak oyuncumuz rol için. Numarayı arıyor ve karşıdaki kişi direk açıyor. Normalde telefon çalmadan önce hafif bir 1,2 saniye sessizlik olur, sonra bağlanır; ama izlediklerimizde hemen bağlantı. Telefon ellerinde bir tuş, çat "Nerdesin".... Zamandan kazanç değil mi :) o hızlı olsun bari....
*Bir kız iki erkek aşk üçgeni! Erkekler bir kişi için mücadele eder; ama sonunda kız ikisinide seçmez. 
*Annelerin kızlarına seslenişleri: Gel Kızım değil!!!!!!! Gel KISIM! Dikkat! "S" harfi "Z"li pek duymadım.
*İki kişi konuşurken yada tartışırken; karşılıklı duruyorlar iken, birinin konuştuğu kişiye aniden yada yavaş adımlar ile sırtını çevirip pencereye bakarak konuşması. Gözler uzaklara dalmış bir şekilde pencereye bakarak planlar kurulması vs... Seni sallamıyorum mu demek oluyor artık onuda anlayamadım. 
Amaaaaannn işte daha neler neler...... Kısaca aklıma gelenler! 
Bol Pembe Dizili Günler Herkese :)